31 Mart yerel seçimlerinin ardından Antalya’da CHP yönetimindeki belediyeler, seçim sürecinde verdikleri sözleri hayata geçirme konusunda dikkat çeken adımlar attı. Sosyal belediyecilik, şeffaf yönetim ve halkçı hizmet anlayışıyla öne çıkan CHP’li belediyeler, ekonomik krizin ve merkezi yönetim baskılarının gölgesinde dahi vaatlerini birer birer hayata geçirmeyi sürdürüyor.
SOSYAL BELEDİYECİLİK VURGUSU SAHADA KARŞILIK BULDU
Seçim döneminde özellikle dar gelirli yurttaşlara yönelik destekleri artırma sözü veren CHP’li belediyeler, göreve geldikleri ilk aylardan itibaren sosyal yardımlar, öğrenci destekleri ve ulaşım indirimleri gibi alanlarda somut adımlar attı.
Öğrencilere yönelik burs ve yemek destekleri genişletilirken, sosyal market ve halk lokantası uygulamalarıyla temel ihtiyaçlara erişim kolaylaştırıldı.
Belediye yetkilileri, bu politikaların “yardım değil, sosyal hak” anlayışıyla yürütüldüğünü vurguluyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ‘RANT DEĞİL, YERİNDE DÖNÜŞÜM’
CHP’li belediyelerin en çok tartışılan başlıklarından biri olan kentsel dönüşüm konusunda da seçim vaatleri doğrultusunda ilerleme kaydedildi.
Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinde yürütülen projelerde hak sahiplerinin yerinden edilmemesi, şeffaf bilgilendirme toplantıları ve uzlaşı süreçleri öne çıktı.
Belediyeler, merkezi yönetimin dayattığı projeler yerine, halkla birlikte planlanan dönüşüm modellerini savunarak “beton değil yaşam” anlayışını benimsedi.
ŞEFFAFLIK VE KATILIMCI YÖNETİM ÖNE ÇIKIYOR
CHP’li belediyeler, seçim sürecinde verdikleri “şeffaf yönetim” sözünü de uygulamaya koydu. Meclis toplantılarının kamuoyuna açık yapılması, faaliyet raporlarının düzenli olarak paylaşılması ve mahalle buluşmaları, yerel yönetim ile yurttaş arasındaki mesafeyi azaltmayı hedefliyor.
Katılımcı bütçe ve halk toplantıları gibi uygulamalar, Antalya’da yerel demokrasinin güçlendirilmesi açısından önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
TÜM BASKILARA RAĞMEN HİZMET DEVAM EDİYOR
CHP’li belediyeler, son dönemde artan soruşturmalar ve siyasi baskılara rağmen hizmet üretmeye devam ettiklerini vurguluyor. Belediye başkanları ve yöneticiler, yaşanan hukuki süreçlerin yerel hizmetleri aksatmaması için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor.
Muhalefet cephesinde bu tablo, halkın sandıkta verdiği iradeye sahip çıkma ve belediyeciliği siyasal gerilimlerin ötesinde tutma çabası olarak okunuyor.
HALKIN GÜNDELİK YAŞAMINA DOKUNAN BELEDİYECİLİK
Seçim vaatleriyle bugün yapılanlar karşılaştırıldığında, CHP’li belediyelerin Antalya’da halkın gündelik yaşamına dokunan, sosyal adaleti önceleyen bir belediyecilik anlayışını hayata geçirdiği görülüyor. Ekonomik kriz, bütçe kısıtları ve merkezi yönetim engellerine rağmen atılan adımlar, yerel yönetimlerin halkçı bir çizgide ısrar ettiğini ortaya koyuyor.

